Geçen zamanda

oyla:  
(bu şahane fotoğraf ve içindeki arşivcilik ruhu için hakemin çalan düdüğüne bol teşekkür)

O zaman futbolcularından ne duvar kağıdı olurdu, ne de avatar!

O kadar baktık ki üzerindeki resimlere, işte bi gün konuştu bizle hagi, rüştü, sergen yada rapaiç!
Cipsten, koladan sonra sıfatımızı müsrif yapanlardan sadece biri, yine de en renklisi, en süper starı..

Ama hiçbir zaman 90'larda çocuk olmak entrylerini tüketirken, 2000'lerde çocuk olanlara "çok şanslısın! bizim zamanımızda ...." diye giden cümleler kurmamızın, çevir sesli dial up bağlantıdan sonra gelen, ikinci sebebi olmamışlardır.. Bugün bir şekilde sigara, kola, cd, Uykusuz yahut Penguen aldığımız yerlerde biraz daha açığa, ortaya konsa nostalji rüzgarına kalan para üstü veya bozuklukları bir-iki kez daha, çekinmeden harcarız..

Ben sporcu kartlarından önce iyi bir adamdım, hatta ilk başlarda yalnız koleksiyon amacındaydım.. Mahalle turnuvası dereceleri mi dersin, misafir çocuğunun kartlarını ütüp anneden işitilen "versene çocuğun oyuncaklarını!" lafları olsun; içimdeki rekabet ve galibiyet aşkını, her boka sahip olma ve emperyalizm dürtüsünü göğe çıkaran bu kartlardır..(adını yanlış hatırlıyorsam düzeltin)

Ya Carlos ya da ben ölmeden önce Şener Bakkal gibi bir yerde rastlasam ya 3 numaralı kartlarına!

2 yorum:

ix dedi ki...

Zevkle okudum.

Her fırsatta dile getirmem gerekecek sanırım şu Euro96 çıkartma albümü konusundaki duygularımı :)

Ciddi bir tutkuydu bunları biriktirmek. Euro2008 çıkartmalarımı yapıştırırken doksanlara döndüğüme pek az kişi şahit oldu...

tuncay dedi ki...

euro96 gerçekten bu işin dönüm noktasıydı galiba. ortaokul sıralarında nasıl takaslar döndügü hala aklımda.

sonrakilerin de hepsini bir sekilde aldım, ama o toplama motivasyonu hiçbir şekilde kalmadı içimizde.

daha evvel ise, hatirlayan hatirlar; turbo sakızların meshur oldugu denemde bir de Italia 90 sakızları vardı ve icinden cıkan futbolcular. Duruyor olması lazım evde koleksiyonun. Cıkaralım bir gün yüzüne.